Uploader: Jack
Country: United Kingdom
Uploaded: Jun 09, 2018
Price: Free

Please, verify you are not robot to load rest of pages

adam fawer empati - pdf free download

ADAM FAVVER
EMPATĐ
Đnsanlar söylediklerinizi ya da yaptıklarınızı unutur, ama onlara neler hissettirdiğinizi asla unutmaz."
~ Maya Angelou ~
Yaşamınızın kontrolü sizde değil.
Öyle olduğunu düşünebilirsiniz, ama yanılıyorsunuz.
Elbette ki kendi kararlarınızı kendiniz vermekte özgürsünüz.
Bu kitabı kapatabilirsiniz.
O sandalyede oturmaya devam edebilirsiniz.
Ya da gözlerinizi oymak gibi çılgınca bir şey yapabilirsiniz.
Ne isterseniz yapabilirsiniz.
Ama sorun şurada: Ne isteyeceğinizi kontrol edemezsiniz.
Her davranışınızı önceden belirleyen arzularınız ruhunuzun o kadar derinlerine işlemiştir ki, onlara dikkat
bile etmezsiniz. Ve bu da sizi mükemmel bir köle yapar.
Bu nedenle, hayatınızı yaşamaya devam edin. Ne isterseniz yapın.
Sadece 'isteklerinizin' tümüyle sizin kontrolünüzde olmadığı gerçeği üzerine kafanızı çok fazla yormamaya
çalışın.
Samantha Zinser 3 Mart 1991
ÖNSÖZ
8 EKĐM 2005
Saat 23:09 (Yargı Gecesine 2 yıl, 84 gün kala)
Dr. Elliot Dietrich sağanak yağmur altında koşarak basamakları çıktı. Cebini bir an karıştırdıktan sonra evinin
anahtarını çıkarttı ve kilide soktu. Ama çeviremedi; kapı zaten açıktı.
Dietrich midesinde bir burulma hissetti. Yağmur kalan birkaç tel saçını da kafa derisine yapıştırırken anahtar
elinde, donup kaldı. Kapıyı kilitlemeyi asla unutmazdı. Evine birileri girmişti. Ve o birileri belki hâlâ evin
içindeydi.
Beyni ona kaçmasını haykırıyordu. Arabaya bin ve sür! Ama nereye? Eğer onu bir kez buldularsa yine
bulurlardı. Ayrıca her şeye yeniden başlayabilir miydi? Daha gençken bile yeterince zor olmuştu bunu
yapmak. Ve aradan çok zaman geçmişti.
Korku kalbini bir mengene gibi sıktı.
Ya sadece kapıyı kilitlemeyi unutmuşsa? Belki de basit bir dikkatsizlikti. Ya tüm yaşamını aptalca bir hata
nedeniyle geride bı-raktıysa?
Başını iki yana salladı. Deliceydi düşündükleri. Artık korku içinde yaşamak zorunda değildi.
Öyle mi? O zaman neden halâ takıyorsun kolyeyi?
Sinirli bir dokunuşla gömleğinin alündaki zinciri yokladı. Onu o kadar uzun süredir takıyordu ki, artık
varlığının bile farkında değildi.
Evde birisinin olmadığından bu kadar eminsen, neden çıkartmıyorsun o şeyi?
AdamFawer
Dietrich orta yolda karar kıldı. Kolyeyi çıkartmayacaktı. Ama kaçmayacaktı da. Derin bir soluk alıp ağır kapıyı
itti. Kapı gıcırdayarak açıldı. O sesi daha önce hiç farketmemişti. Ama daha önce hayatından endişe ederek
eşikte iki dakika da geçilmemişti hiç.
Đçeriye girince ayakkabıları zeminde ıslak bir ses çıkarttı. Eliyle duvarı yoklayarak düğmeyi buldu ve ışığı
açtı. Karşısındaki süzgün benizli adamı görünce neredeyse kalp krizi geçirecekti. Gördüğünün holdeki
aynada yansıyan kendi yüzü olduğunu anlayana kadar neredeyse kapıdan fırlıyordu.
Güldü, ama çıkan ses boş ve biraz da titrekti. Đçeriye girip kapıyı ardından kapattı, emniyet zincirini yuvasına
geçirdi.
"Hey!" diye seslendi ürkekçe. "Kimse var mı? Polise haber verdim bile... O-o-nun için buradan hemen çıkıp
gitsen iyi olur."
Kulaklarını kabartıp dinledi, ama kendi sık soluk alışının yanında duyabildiği tek ses pencerelere vuran
yağmur damlalarından geliyordu. Paranoyakça davranıyordu. Evde birileri olsa o zamana dek bir şeyler
yapmış olurlardı, değil mi?
Belki. Belki de değil.
Yavaşça küçük çiftlik evinin içinde dolaştı. Ayakkabılarını çıkartmaya korktuğundan, odadan odaya gittikçe
ardında ıslak bir iz bırakıyordu. Dolaşması bitince soluğunu sinirli bir şekilde yavaşça bıraktı. Yalnızdı.
Paltosunu asmak için giriş holüne döndü.
Gardırobun kapısmı açınca birisi midesine esaslı bir yumruk indirmiş gibi hissetti kendini. Çığlığı boğazına
sarılan bir çift el tarafından yarıda kesildi. Yıllardır kâbuslarına giren o tanıdık yüze bakakaldı.
Çabuk olup bitmesi için dua etti. Ve gözlerinin kendisinde kalmasına izin verilmesi için.
1. Bölüm
2007
Elijah ve Winter
1
28 Aralık 2007
09:09 (Yargı Gecesi'ne 86 saat, 51 dakika kala)
Kör adam boş göz çukurlarını saklayan kara gözlüklerinin ardından ileriye doğru baktı. Gözleri yuvalarından
sokulurken gördüğü o parlak renk senfonisini, sivri uçlu tırnaklar retinalarını delerken duyduğu o keskin acıyı
hâlâ anımsıyordu.
Laszlo irkilerek o anıyı kafasmdan uzaklaştırdı. Elini çenesine götürüp, hafif uzamış gri sakalını sıvazladı. En
azından gri olduğunu düşünüyordu. Ona kalsa, eline hâlâ siyah geliyordu. Ama kör birisi için renklerin ne
anlamı olabilirdi ki?
Hiç.
Ama Darian kör değil.
Dişlerini sıktı. Onu düşünmek bile gerilmesine neden oluyordu. Ayaklarının dibindeki Alman kurdu bunu
sezerek dikildi.
Laszlo köpeğin kulaklarının arkasını kaşırken, "Tamam kızım, sorun yok," diye fısıldadı.
Sascha, salyaları oturdukları kafenin ahşap döşemesine akarken hızla soluyordu. Kendini sakin olmaya
zorlayan kör adam etrafındaki dünyanm kokularını içine çekti. Yeni öğütülmüş kahve ve kızarmış tost, ona
üniversite yıllarını anımsatan parfüm ve kolonya kokuları, açık kapının hemen dışındaki evsizliğin kirli
kokusu.
Laszlo parmaklarını önündeki devasa kapuçino bardağına doladı; kâğıt bardağın üzerinden hissettiği
sıcaklık hoşuna gidiyordu. Bir taraftan Darian'm onu ekme olasılığını düşünmemeye çalışırI ıı
AdamFawer
ken, bir taraftan da espresso makinesinin gürültülü tıslamasıyla hoparlörlerden gelen duygulu ve melankolik
Kate Bush şarkısının üzerinden zihnini etrafındaki konuşmalara yöneltti.
Birden burnuna çiçeklerin Parliament sigarasmınkine karışan tanıdık kokusu geldi. Koku ve sivri topuklu
çizmelerin zeminde çıkardığı sert tıkırtı ona Darian'm sonunda geldiğini haber veriyordu. Karşısındaki
sandalye çekildi. Sascha çenesini sahibinin ayakkabısının üstünden kaldırarak dikildi.
Sonra Darian dudaklarmı hafifçe yanağına dokundurarak Laszlo'yu öptü. "Seni yeniden görmek güzel." Sesi
biraz kabaydı, ama altındaki sevecenlik barizdi.
"Seni de yeniden görmek güzel." Kör adam elleriyle bir hareket yaptı. "Yani, sözün gelişi."
Laszlo bir şşşşşık sesi duydu; yüzünde bir sıcaklık hissetti, ardından yeni yakılmış kibritin kokusunu aldı.
Darian uzun bir soluk koyuverince ılık bir duman bulutu yüzünü yaladı. Đçine çektiği duman burnunun içindeki
ince tüyleri titreştirdi.
"Đşletmenin sigara içilmesine sıcak baktığını pek sanmıyorum."
"Manhattan'm nikotinden arındırılmış bölge olduğunu hep unutuyorum." Laszlo, dumanın Darian konuştukça
burun deliklerinden çıkışını hayal etti. "Gerçi, beni kapı dışarı edeceklerinden kuşkuluyum."
"Bunun cezalandırmayla ilgisi yok," dedi Laszlo on altı yıllık sessizliğin ardından konuşmalarındaki
hazırcevaplığa şaşarak. "Nezaketle ilgili."
"Her ikisi hakkındaki düşüncelerimi bildiğini sanırdım."
"Biliyorum."